Ana Sayfa » KÜLTÜR-SANAT » Anadolu'dan Balkanlara yürüyen ulu derviş: Sarı Saltuk

Anadolu'dan Balkanlara yürüyen ulu derviş: Sarı Saltuk

Türk tarihi ve kültürünün önde gelen isimleri, yüzyıllar geçse de gönüllerde yaşamaya devam ediyor. Bunlardan biri de Sarı Saltuk’tur. O yüzyıllardır Anadolu ve Rumeli Türklerinin günlünde ve hafızasında yaşamaktadır.

 
 
Anadolu'dan Balkanlara yürüyen ulu derviş: Sarı Saltuk

Garip HANOĞLU

Türk tarihi ve kültürünün önde gelen isimleri, yüzyıllar geçse de gönüllerde yaşamaya devam ediyor. Bunlardan biri de Sarı Saltuk’tur. O yüzyıllardır Anadolu ve Rumeli Türklerinin günlünde ve hafızasında yaşamaktadır.

Doğu Anadolu’dan Balkanlara kadar uzanan geniş bölgede bulunan türbe ve makamlarının büyük bir saygıyla ziya­ret edilmesi, menkıbelerinin anlatılması, onun hatırasının canlı bir şekilde yaşamakta olduğunun birer delilidir.

Peki, Sarı Saltuk kimdir? Ne zaman yaşamış, neler yapmıştır?

Bazı kaynaklarda XIII. yüzyılın başlarında doğduğu ve bu yüzyılın sonuna kadar yaşadığı ifade edilmektedir. Ölümü üzerinden yüzyıllar geçmesine rağmen hala Anadolu ve Balkan halklarının gönlünde, hafızasında, ortak belleğinde canlı bir şekilde yer bulmaktadır.

Birçok inanç ve felsefi akım mensubu; O’nu ve öğretilerini kendinden bilip, ortak kültürlerinde ve tarihlerinde yer vermişlerdir. Bunlar arasında Ortodoks mezhebine bağlı Hıristiyan Gagavuz Türkleri de bulunmaktadır.

Sarı Saltuk’a ilişkin söylenceler halk tarafından nesilden nesile aktarılarak bugünlere kadar gelmiştir. Bu söylenceler; hikâyeler, destanlar, kerametler şeklinde dillendirilmiştir. Ancak; bu ifade formları, şifre, mesaj ve katlı anlatım biçiminde geleceğe ait mesajlarla yüklüdür. Genellikle evrensel değerdeki mesajları ağırlık kazanmaktadır.

Sarı Saltuk; bir destan kahramanı ve bilge kişide olması gereken özelliklere sahip muhterem bir zattır. İnancı son derece güçlüdür ve yüreğinde korkunun zerresi dahi yoktur. Oniki dil bilen, bütün dinleri ve kutsallıklarını en derin şekilde kavrayıp özümsemiş, ulu bir ermiştir.

Anadolu erenleri olan Hacı Bektaş Veli, Taptuk Emre, Yunus Emre, Karaca Ahmet, Mevlana, Barak Baba ve Nasrettin Hoca gibi evliya ve erenlerle aynı dönemde yaşadığı sanılıyor! Anadolu, Rumeli ve Kuzey Afrika’da etkileri görülmüştür.

                  

YAŞAMINI KONU ALAN ESERLER

Kaynaklarda Sarı Saltuk’un gerçek yaşamı ile ilgili bilgiler sınırlıdır. Yazılan eserlerde yer alan değişik anlatımlar, gerçek tarihi kimliği ile destansı ve menkıbeci yaşamının birbirine karışmasına neden olmuştur. Verilen bilgiler birbiriyle çelişmektedir.

Ebul Hayr-i Rumi adlı bir Osmanlı tarihçisi, Osmanlı Şehzadesi Cem Sultan’ın emri ile Anadolu ve Rumeli’yi adım adım dolaşarak, Sarı Saltuk’a ait söylenceleri, menkıbeleri ve kerametleri toplayarak, onunla ile ilgili ‘Saltukname’ adında bir eser meydana getirmiştir. Eser tahminen 1480 yılında tamamlamıştır. Bu konuda en önemli kaynak, O’nun hayatının yazılı olduğu bu kitaptır. Ancak, bugüne gelinceye kadar tahrifata uğradığı ve eklemeler yapıldığı da bir gerçektir.

Saltukname’ye göre Derviş’in asıl adı Şerif Hızır’dır. Babasının adı Seyyid Hasan. Sinop doğumludur. Anadolu ve Trakya’da gezip yaşadığı yerler arasında Sinop, Konya, İznik, Bursa, Sivas, Kayseri, Amasya ve Edirne gibi şehirler vardır.

XVI. yüzyılda yaşamış olan Evliya Çelebi de; ‘Seyahatnamesi’nde kendisinden bahseder. Asıl adının Muhammet Buhari olduğunu belirtir. Hacı Bektaş Veli tarafından Balkan topraklarına gönderildiğini ifade eder. Oraların halklarını Müslüman yaptığını ve Hıristiyanlar üzerinde büyük etkisi olduğunu yazar.

Sarı Saltuk’tan bahseden diğer bir eser de, İbni-Batuta’nın Seyahatnamesi’dir. Tanınmış Arap Gezgini İbni-Batuta, Sarı Saltuk’ın ölümünden yaklaşık yarım yüzyıl sonra Romanya’nın Dobruca yöresindeki Babadağ’da Baba Saltuk adlı yerleşim yerini ziyaret etmiştir. Buradaki halkın O’nun hakkında; “Allahın sırlarını gören, hakikat ehli bir zat olarak bahsettiklerini” seyahatnamesinde zikreder.

1480’li yıllarda söylencelere dayalı olarak yazılan ve Hacı Bektaş Veli’nin kerametlerini anlatan ‘Velayetname’ adlı eserde Sarı Saltuk’la ilgili önemli bilgiler de yer almaktadır.

Birçok tarih kitabında hakkında çeşitli bilgiler bulunmaktadır. Bunlardan Yazıcıoğlu Ali’nin ‘Tevarih-i Ali Selçuk’ adlı eserinde; Selçuklu sultanlarından IV. Kılıç Aslan karşısında, taht kavgasını kaybeden kardeşi II. İzzettin Keykavus, dayısı olan Bizans İmparatoru’nun desteği ve yardımlarıyla, 12 bin Çepni Türkmen obasının başında önce İznik’e, 1263’te de Üsküdar üzerinden bugünkü Romanya’nın Dobruca bölgesine geçerler. Sarı Saltuk o yıllarda Romanya’nın Dobruca Bölgesi’nde bulunan Babadağ’a yerleşir. Türklüğün ve İslamiyetin buralarda yayılması için çaba sarfeder. Kırım Seferi ile buralarda yaptığı ekinlikler, yukarıda adı geçen bu kitapta anlatılmaktadır.

Bir rivayete göre; Orhan Gazi zamanında Rumeli’de fetihlere katılmıştır.

Bu gönüller sultanının Bosna – Hersek taraflarına kadar gittiği de söylenceler arasındadır. Boşnakları Müslüman yapanların onun halifeleri olduğu söylenir.

           

TÜRBE VE MAKAMLARININ BULUNDUĞU YERLER

Bugün Tunceli’nin Hozat İlçesi’nin Karaca ve Ağveren köylerinde Sarı Saltuk’un soyundan gelen aileler yaşamaktadır. Asırlardır Tunceli ve Anadolu’nun çeşitli illerinde Alevi-Bektaşi inanç ve öğretisine mensup insanların, ‘Pir’liklerini Derviş Cemal, Baba Mansur, Ağu İçen, Kureyşan gibi ocakzadeler yapmaktadır. Ağveren Köyü yakınındaki 2 bin 500 m. yükseklikteki Sarı Saltuk Dağı üzerinde Sarı Saltuk Türbesi bulunmaktadır. Burası Aleviler tarafından ziyaret edilerek kurbanlar kesilmektedir.

Sarı Saltuk’un Anadolu’nun ve Balkanlar’ın çeşitli yerlerinde türbe ve ziyaret yerleri vardır. Bu durum onun halk tarafından ne kadar çok sevildiğinin ve benimsendiğinin bir göstergesidir. Bu yönüyle Yunus Emre’ye benzetilebilir.

Saltukname’ye göre; Sarı Saltuk vefat ettiğinde, herkes onu ülkesine götürmek ister. Kendisi ölünce böyle olacağını bildiği için sağlığında etrafındakilere:

“Vefatımda benim üzerime çekişmeyin, herkes bir tabut yaptırıp, bırakıp gitsin. Ben her tabutta baş gösteririm. Söylenceye göre de öyle olur. Her ülke, her kent sorumlusu Sarı Saltuk’un tabutunu alıp gitti”denilmektedir. ‘Saltukname’ye göre 12 tabut, Evliya Çelebi’ye göre ise 7 tabutun konulup götürüldüğü belirtilmektedir.

Sarı Saltuk’a ait Anadolu’daki türbe ve mekanlar:

1.Tunceli - Hozat 2. Niğde - Bor 3.Bursa - İznik 4. Edirne - Babaeski 5. İstanbul-Rumeli Feneri 6. Diyarbakır - Merkez

Balkanlardaki türbelerin bulunduğu yerler:

1.Romanya – Babadağ 2. Makedonya – Ohri 3. Kosova 4. Bosna – Hersek 5. Bulgaristan – Varna / Kaligra Kalesi 6. Arnavutluk 7. Mostar - Balagay 8. İsveç.

Romanya Babadağ’daki türbesini Osmanlı döneminde Cem Sultan, II. Bayezit, Kanuni Sultan Süleyman, Cumhuriyet döneminde; Süleyman Demirel, Kemal Kılıçdaroğlu ve Recep Tayyip Erdoğan gibi devlet adamları ile birçok sivil vatandaş ziyaret etmişlerdir.

İznik’te bulunan Sarı Saltuk Türbesi şehir dışında Cevdet Hersekli adlı bir kişinin üzüm bağı içerisindedir. Dedesinden dinlediği kadarı ile Sarı Saltuk:

“Türbenin her tarafı açık olsun hava alsın, keza üzeri de açık olsun ki üstüne rahmet yağsın” diye vasiyet ettiğini ifade etmiştir. Güzel Bursa’mızın tarihi mirası arasında bulunan İznik’teki bu mekânın tanıtılması ve bilinmesine katkı sağlamayı bir görev biliyoruz.

Kaynaklar: Saltukname, Evliya Çelebi Seyahatnamesi, Yazıcıoğlu Ali’nin Tevarihi Ali Selçuk, İbni-Batuta Seyahatnamesi, Prof. Dr. Haluk Şükrü Akalın ve Ankara Sarısaltık Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Yöneticileri ve Sarı Saltuk soyundan gelen Emekli Öğretmen Kenan Sarısaltık.

 Yeşil Bursa Dergisi / Sayı 2

İlgili Haberler
left
right
 
 
30 Aralık 2014 Salı 22:26
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Röportajlar
Geri İleri
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Anket
Bursa'nın marka değeri sizce hangisi?
Uludağ
Yeşil Türbe
Ulu Cami
Muradiye Külliyesi
Cumalıkızık
Kaplıcalar
Emir Sultan
Karagöz ile Hacivat
Kapalıçarşı ve Hanlar
Bursaspor
 
 
 
 
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Haberler

Yerel Yönetim

Teknoloji

Yukarı Çık