Ana Sayfa » ARAŞTIRMALAR » Bursa çevresinde Kayı Boyu ve Karakeçili damgaları

Bursa çevresinde Kayı Boyu ve Karakeçili damgaları

Osmanlı Devleti’nin kurucusu olan Kayılar, Bursa çevresinde birçok köy kurmuşlar ve birçok eser bırakmışlardır. Cami, minare, han, hamam gibi bazı yapılarla, Yörük kilimleri ve halıları üzerinde, iki ok ve bir yaydan oluşan Kayı damgasını görmek olasıdır.

 
 
Bursa çevresinde Kayı Boyu ve Karakeçili damgaları

Hüseyin GENÇ

Kayı adı, Topkapı Sarayı kitaplığında bulunan Hünername adlı iki ciltlik eserde, Kayığ olarak geçmektedir. Divan-ı Lugat-it Türk’teki Çuvaldar damgası, Hünername’deki Kayığ damgasına çok benzer. Bu nedenle boy damgaları tespit edilirken, değişik adlandırmalara ve simgelere dikkat edilmelidir. Osmanlı Devleti’nin kurucusu olan Kayılar, Bursa çevresinde birçok köy kurmuşlar ve birçok eser bırakmışlardır. Cami, minare, han, hamam gibi bazı yapılarla, Yörük kilimleri ve halıları üzerinde, iki ok ve bir yaydan oluşan Kayı damgasını görmek olasıdır.

Araştırmacı Ali Rıza Yalgın’ın 1940’lı yılların başlarında Bursa ve çevresinde yaptığı araştırmalarda ortaya çıkanlar:

Bursa Etnografya Müzesi’nde 2259 numarada kayıtlı oymalı ahşap bir kavukluğun en tepesinde, Bayat damgası bulunurken, bunun hemen altında da Kayı damgası yer almıştır.

Yine aynı müzede 2262 envanter numarası ile kayıtlı olan, prizma şeklindeki bir taş alemin dört yüzünden ikisinde Bayat, ikisinde de Beydili damgası bulunmaktadır. Ayrıca üzerinde Kayığ damgası da yer almaktadır.

Bir başka alemde yine, Bayat damgası ile Kayığ damgası birlikte görülüyor.

Bayat alameti Hünername’nin Gün Han Oğulları alametleri arasında, Kayığ damgası ise hem aynı kitapta, hem Divan’da ve hem de Selçukname’de bulunuyor.

Bu damganın benzerlerini, Yeşil Camii ve diğer ilk dönem camileri ile birçok mimari eserlerde görmek mümkün!

Orhaneli’ndeki Durdu Bey Camii’ndeki eski halı ve kilim motifleri arasında birkaç boy damgasının arasında, Kayı damgasına benzeyen motifler de tespit edilmiştir. (Şimdi bu halı ve kilimler ne haldedir bilinmez!)

Orhaneli’nin Keçili ve İnegöl’ün Bayramlı aşiretleri Karakeçililer’dendir. Eskiden Orhaneli ilçesinin Eskiköy ve Hallar köyleri halkı da Karakeçililer’dendi. Adı geçen bu yerleşmelerin (şimdi Büyükorhan), I. Murat zamanında kurulduğu sanılıyor! Bugün buraları mevki adı olarak anılıyor!.

Karacabey’in Beylik ve Orhaneli’nin Çeki köylerinde Karakeçili oymağının, kaşık sapı tabir edilen üçlü bir çatala benzeyen damgaları bulunmuştur.

Eski eserler koleksiyoneri sayın Ahmet Erdönmez’e ait el dokuması küçük bir halı üzerinde bu damgayı andıran bir motif vardır. (Bursa Defteri-Ocak 2007)

Eski dönemlerde İnegöl’e bağlı Karakeçe adında bir mezra bulunduğu kayıtlara geçmiştir. Bunların da Karakeçililerden olma olasılığı yüksektir.

Dağ yöresi ile İnegöl, Yenişehir, İznik, Gemlik, Mudanya ve Mustafakemalpaşa ilçelerinde Kayılar ve Karakeçililer tarafından kurulmuş pek çok köy vardır.

Keles’e bağlı Akçapınar köyünde bulunan damgalar ile etnografik eserler toplanarak bir odaya konmuş ve burası küçük bir müze haline getirilmiştir.

Dağ yöresi köylülerinden isteğim şudur:

Köyünüzde, çevrenizde bulunan damgaları, eski halıları, eski kilimleri, eskiden kullanılan tarım alet ve makineleri ile eski giyim kuşam örneklerini toplayıp muhafaza edin. Bunlar ileride kurulacak bir müzede sergilenebilir. Değerlerinize sahip çıkın.

ORHANELİ DAMGALARI

1940’lı yıllarda Beyce’deki (Orhaneli) Durdu Bey Camii’nin kilimlerini inceleyen araştırmacı-yazar Ali Rıza Yalgın, Türk boyları ile oymaklarının damgalarına ve imlerine çok benzeyen şekiller tespit etmiştir.

Beyceliler de Orta Toroslar ve Çukurova Türkmenleri gibi bu motiflere ‘yanış’ derler. Bu yörede, o yıllardaki kadın giysileri de çok özgündür. Kendisine has özelliklere sahiptir.

Dokumalardaki damga şekillerine im, küçükbaş hayvanların kulak çentiklerine de ‘en’ denmektedir. Küçük obalarda hayvanlara damga vurulması yadsınır.

Orhaneli’nde Türk töresine aykırı olmasına karşın, küçükbaş hayvanlarda da damga görülür.

O yıllarda Durdu Bey Camii’nin kilimlerindeki imler arasında Kayı, Bayat, Eymür, Toturga (Dodurga), Tüger (Döğer) boylarının damgalarına benzeyen birçok motif bulunuyordu.

Orhaneli’nin Hubandanişment köyünde Sait Sevim Ağa’nın elinde bulunan bir aynanın etrafındaki motifler arasında, Bayat ve Yüreğir gibi birkaç Türk boyunun damgası göze çarpar.

Yazar, Mustafakemalpaşa’dan satın alınarak Orhaneli’ye getirilmiş olan yağız bir atın Baburlu (Bayırlu, Yayırlu, Yaparlu) damgası ile işaretlenmiş olduğuna tanık olduğunu belirtiyor.

Melek Celal’in Türk İşlemeleri adlı kitabının Yağlıklar (mendiller) bölümünde bu damganın benzeri bulunmaktadır.

Orhaneli’nin Bayındır köyünün camisinde bulunan kilim motiflerini incelediğinde; Bayat, Karaevli, Salur ve Toturga damgalarının biraz değişime uğramış şekillerini gördüğünü söylüyor.

Bu imlerden birine, halk arasında ‘kurt ağzı’ (üçlü) dendiğini vurguluyor.

Orhun yazıtlarında K harfi olarak kullanılan bu şekil, davar ‘en’lerinde de kullanılagelmiştir.

Tarak dişlerini andıran şekil, hem Yüreğir boy damgasına, hem de Cengiz Oğulları’nın paralarındaki şekle benzemektedir.

Bayındır, Üçoklu boylarından birinin adı olduğu halde, bahsi geçen kilim üzerindeki motifler Bozok boylarını temsil ediyor.

Bayındır boyunun damgasını, Akkoyunlular da kullanırdı. Zaten bu devleti kurup yönetenler de bu boya mensuptu.

‘Kurtağzı’ denilen motif; Orhun Abece’sinden (iç) harfine, Fodra köyünden bir çiftçinin öküzlerinin alınlarındaki işarete ve Selçukname’de yer alan ‘Bayat’ damgasına da çok benziyor.
(Oğuzname’nin 7. öyküsünde; ‘’Bayındır Han buyurdu, 24 sancak beyine gelsin’’ dedi, şeklinde bir söz geçer.

Orhaneli’nin İğdir (!) köyünde dokunan kilimlerden birinin üzerinde Çuvaldur (Çuvaldar / Çuvaldız) boy damgası görülmüştür.

 

ARAŞTIRMACI ALİ RIZA YALGIN TARAFINDAN 1940’LARDA BURSA CİVARINDA BULUNAN ESKİ TÜRK DAMGALARININ ANLAMLARI

A-Alkaevli / Alkabölük

Bu ime halk arasında kazan kulpu denmektedir. Eskiden Samanlı köyündeki bir çiftliğin alameti olarak kullanılmıştır. Karacabey ve Mustafakemalpaşa’nın büyük sürü sahipleri tarafından da kullanılmıştır.

 

B-Eymür

Bu im kılıç diye anılır!. Geçmişte Yaylacık köyünde kullanılmıştır.

 

C-Alkaevli’nin değişik bir damgası

Kayapa köyünde bulunmuş olan bir damgadır.

 

D-Çuvaldar / Çavuldur

Fodra (Alaaddin) köyüne ait bir damgadır.

 E-Çuvaldar / Çavuldur (Kayı ve Avşar damgasına da benzetilir.)

Samanlı çiftliğinde kullanılmış olan bir damgadır.

 

F-Hangi boya ait olduğu belli değil. Bir oymak damgası olabilir!

Fodra (Alaaddin) köyünde büyükbaş hayvanlara vurulan bir damgadır.

 

K-Yıva / İva

Domaniç’in Çarşamba köyünde kullanılan bir damgadır.

 

M-Bir Kızılkeçili oymak reisi tarafından kırlangıç kuyruğu diye adlandırılmıştır.

1940’lı yılların başlarında Kayapa köyünde görülmüştür.

 

N-Dodurga

Çalı’dan Yaylacık köyüne getirilen bir damgadır.

 
26 Ocak 2015 Pazartesi 19:18
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Röportajlar
Geri İleri
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Anket
Bursa'nın marka değeri sizce hangisi?
Uludağ
Yeşil Türbe
Ulu Cami
Muradiye Külliyesi
Cumalıkızık
Kaplıcalar
Emir Sultan
Karagöz ile Hacivat
Kapalıçarşı ve Hanlar
Bursaspor
 
 
 
 
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Haberler

Yerel Yönetim

Teknoloji

Yukarı Çık