Ana Sayfa » TARİH » Çağının devrimci halk önderi: Şeyh Bedrettin

Çağının devrimci halk önderi: Şeyh Bedrettin

Kesin bir bilgi verilmemekle birlikte, 1359 yılında; bugün için Yunanistan’ın Türkiye sınırına yakın bir kasabası olan Simavna’da doğduğu kabul görür. (Burası Kütahya’nın Simav ilçesi ile karıştırılır.) Yaşadığı devrin bilginleri arasında başta gelen zatlardan biridir. Çağının önünde koşan bilge bir kişidir. Yaşamı hakkındaki bilgileri torunlarından Hafız Halil’in yazdığı ‘Menakıbname’ adlı kitaptan öğrenmekteyiz.

 
 
Çağının devrimci halk önderi: Şeyh Bedrettin

Kesin bir bilgi verilmemekle birlikte, 1359 yılında; bugün için Yunanistan’ın Türkiye sınırına yakın bir kasabası olan Simavna’da doğduğu kabul görür. (Burası Kütahya’nın Simav ilçesi ile karıştırılır.) Yaşadığı devrin bilginleri arasında başta gelen zatlardan biridir. Çağının önünde koşan bilge bir kişidir. Yaşamı hakkındaki bilgileri torunlarından Hafız Halil’in yazdığı ‘Menakıbname’ adlı kitaptan öğrenmekteyiz.

Bu eserde yazılanlara bakılacak olursa; babası İsrail (İsmail), kendisini Endülüs’ten (İspanya) Batı Trakya yöresine gelen bir İslam alimi olarak tanıtmıştır. Dimotoka’daki Bizans kumandanının kızıyla evlenmiştir. Ardından Simavna kadısı olmuştur. Annesi Rum asıllı bir Hıristiyan iken Müslümanlığı seçerek Melek Hatun adını alır.

Bir rivayete göre de; babası, Selçuklu Sultanı II. İzzettin Keykavus’un torunu olduğu söylenen Abdülaziz’in oğlu İsrail’dir. Osmanlılar Edirne’yi alınca, aile gidip oraya yerleşir.

Dedesi Abdülaziz, I. Murat zamanında Dimotoka’da vefat etmiştir.

 

BEDRETTİN’İN YAŞAMINDAN KESİTLER

Bedrettin ilk eğitimine Edirne’de babasının yanında başlamıştır. Şahidi adlı bir hocadan ders alır. Öğrencisi olduğu Molla (Mevlana) Yusuf adlı zatın sayesinde ‘fıkıh’ ilmiyle tanışır. O sıralarda babası I. Bayezit’le birlikte Edirne’ye gelen Musa Çelebi ile tanışır. Onunla birlikte matematik ve astronomi konularında Bursa Kadısı Şeyh Mahmut’tan (Koca Efendi) ders alır. Buradan Konya’ya geçer. Orada Feyzullah Efendi’den astronomi ve mantık öğrenir. Bir süre sonra da; o zamanlar İslamiyetin merkezi kabul edilen Kahire’ye gider. (8 Aralık 1382) Çerkez Memlüklerin Sultanı Berkuk’un danışmanı Ekmeleddin el-Bayburti’den ders alır. Berkuk’un oğlu Ferec’in özel hocalığını yapar. Bu sarayda kaldığı üç yıl içinde Hüseyin Ahlati ile tanışır. Bu zatın düşüncelerinden etkilenir. Tasavvuf alanında onun yolundan gider. Berkuk bu iki alime birer Habeş cariye sunar. Menakıbname’nin yazarı Halil’in babası İsrail’i / İsmail’i, ( O dönemde Yahudi Türkler arasında İsrail ismi yaygındır. Manası, aslan demektir.) Şeyh’in eşi olan Cazibe adlı bu kadın doğurur. Ahlati, Bedrettin’i bir süreliğine Tebriz’e yollar. Burada iken Anadolu seferinden dönmekte olan Timur’la karşılaşır. Bilgisi ile Timur’u etkiler. Aksak Timur onu yanına alıp götürmek ister. Ancak o kabul etmez ve yeniden Kahire’ye döner. Ahlati, ölümünden kısa süre önce onu halifesi ilan eder. Buna diğer müritler tepki gösterir. Aslında o Rumeli’ye dönme arzusundadır. Altı ay sonra Mısır’ı terk ederek Anadolu’ya gelir.

Yıldırım Bayezit’in 1402’deki ‘Ankara Savaşı’nda Timur’a yenilmesiyle, 5 oğlu arasındaki taht kavgası nedeniyle Osmanlı’da ‘Fetret (Kargaşa) Devri’ (1402 – 1413) denilen sıkıntılı bir dönem yaşanmıştır. Şeyh Bedrettin o yıllarda Edirne’de padişahlığını ilan eden Musa Çelebi’nin yanında yer alarak, iki yıl kadar onun kazaskerliğini yapar.

Musa Çelebi’nin öldürülmesinden sonra; Çelebi Mehmet, Şeyh Bedrettin’i bilgisine hürmeten affederek, 1000 akçe maaşla İznik’te zorunlu ikamete tabi tutar.

 

BEDRETTİN’İN GÖRÜŞLERİ VE AMACI

Bedrettin İznik’te bulunduğu süre içinde, İslam dinini değişik şekilde yorumlayan gizli bir tarikat kurar. Fikirlerini ve düşüncelerini gizli gizli yaymaya çalışır. Onun tasavvuf anlayışı ‘vahdet-i mevcut’ felsefesine dayanır. Ona Göre: ‘Kur’an’daki ayetlerin asıl anlamları derindedir. Gizlidir.’ (Batıni felsefesi) Onun yorumuna göre:’Tanrı ve tabiat birdir. Madde ve ruh bir bütündür, birbirinden ayrılmaz. Cennet, cehennem ve kıyamet ütopyadır.’ Sosyal ve ekonomik hayatla ilgili yorumları ise şöyledir: ‘Mülk tanrınındır. O nedenle toprak, üretim ve tüketim ortak olmalı. Yarin yanağından gayrı her şey ortak kullanılmalıdır.’ Düşüncelerinin özü kısaca böyledir. O bu görüşleri ile Marks’ın öncüsüdür. XIX. yy. da yaşayan ve ‘bilimsel sosyalizmin’ kurucusu sayılan Marks’ın yaptığı onun fikirlerini bilimsel metotlarla sistematik hale getirmek olmuştur.

Şeyhin asıl maksadının; Anadolu ve Rumeli’deki bütün Alevileri bir araya toplayarak, şeyhlikten hükümdarlığa geçmek olduğu da söylenir.

 

RUMELİ’YE KAÇIŞI

O İznik’te iken halifelerinden Torlak Kemal ve Börklüce Mustafa’nın ( Dede Sultan) Manisa ve İzmir taraflarındaki faaliyetleri dikkat çekince, başına bir şey geleceğini düşünen Bedrettin, önce Kastamonu çevresindeki İsfendiyar Beyliği’ne sığınır. Sinop’tan gemiyle Kefe’ye gider. Oradan Dobruca sahillerini geçerek şimdiki Romanya’nın başkenti Bükreş’in güney taraflarını içine alan Eflak Ovası’nın bulunduğu yöreye kaçar. Eflak beyine sığınır. Sonra buralarda dolaşıp, fikirlerini yayarak taraftar ve mürit toplamaya çalışır. En son, taraftarlarının bulunduğu Deliorman Bölgesi’ne geçer. Oralarda saklanır. Özellikle Razgrat çevresinde etkili oldu. Fikirlerini yaymaya devam etti. Şimdi bu çevrede birçok Alevi- Bektaşi inancına sahip Türk köyleri bulunmaktadır. Bir halifesinin lakabını ve adını taşıyan Kemaller (İsperih) ve Torlak (Hilebarov / Kaloyan) köyleri de bu çevrededir. Rusçuk’un Sulanık / Svalenik köyüne kadar ulaştığı söylenir. Mustafa Balbay, Balkan gezisi izlenimlerini anlattığı kitabında, buradaki halkın Bedrettin’i unutmadığından söz eder. O, Deliorman çevresinde bir efsane olarak anlatılır.

 

HALİFELERİNİN İSYANLARI VE BEDRETTİN’İN YAKALANIP ASILMASI

O Rumeli’de faaliyet gösterirken halifelerinden Börklüce Mustafa Aydın’da köylüleri ve yoksulları etrafına toplayarak İzmir üzerinden Karaburun’a gelir. Devlete karşı isyan ederler. Çelebi Mehmet bunların üzerine Bayezit Paşa kumandanlığında asker gönderdi. Dede Sultan, burada yakalanıp bir deve üzerinde çarmıha gerilerek idam edildi. Bu halde şehir içinde gezdirildi. Taraftarlarından da 5000 kişi kılıçtan geçirildi. Arkasından Torlak Kemal de Manisa’da isyan etti. Üzerine Saruhan Beyi’nin kuvvetleri gönderilip, bu da yakalanarak idam edildi.

Tor; sözcüğü sık gözlü balık ağı, verimsiz kıraç toprak, acemi, toy gibi anlamlar ifade eder. Torlak ise; Alevi – Bektaşi inancının bir kolunun adıdır.

Bu arada Şeyh Bedrettin; Edirne’de padişahlığını ilan eden Musa Çelebi’nin yanında kazasker olarak bulunurken müritlerinin ve taraftarlarının kaçıp yerleştiği, yukarıda da belirtmiş olduğumuz üzere ‘Deliorman’ taraflarında gizlenmiştir. Üzerine gönderilen kuvvetler kısa sürede onu yakalayıp, o anda Serez’de bulunan Padişah Çelebi Mehmet’in yanına getirdiler. Orada alelacele mahkeme edilerek ve devrin büyük alimlerinden alınan ‘fetva’ ile Serez çarşısında, anadan üryan halde bir çınar ağacının dalına asılarak idam edildi. Yıl: 1418. Burada defnedilir. 1961 yılında kemikleri İstanbul’a getirilerek II. Mahmut’un türbesinin de bulunduğu hazireye defnedilir.

Şeyh’in görüş ve düşüncelerini anlattığı ‘Varidat’ isimli bir eseri vardır.

Nazım Hikmet O’nun için ‘Şeyh Bedrettin Destanı’ adında uzun bir şiir yazmıştır. Bu şiirin bir bölümünün dizeleri şöyledir:

“Yağmur çiseliyor..

Serez’in esnaf çarşısında,

Bir bakırcı dükkânının karşısında,

Bedrettin’im bir ağaca asılı.

 

Yağmur çiseliyor..

Gecenin geç ve yıldızsız bir saatidir.

Ve yağmurda ıslanan,

Yapraksız bir dalda sallanan şeyhimin çırılçıplak tenidir.

 

Yağmur çiseliyor..

Serez Çarşısı dilsiz,

Serez Çarşısı kör.

Havada konuşmamanın, görmemenin kahrolası hüznü.

Ve Serez Çarşısı kapatmış elleriyle yüzünü, ağlıyordu.

 

Yağmur çiseliyordu..”

 

 
27 Ocak 2015 Salı 13:29
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Röportajlar
Geri İleri
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Anket
Bursa'nın marka değeri sizce hangisi?
Uludağ
Yeşil Türbe
Ulu Cami
Muradiye Külliyesi
Cumalıkızık
Kaplıcalar
Emir Sultan
Karagöz ile Hacivat
Kapalıçarşı ve Hanlar
Bursaspor
 
 
 
 
 
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Haberler

Yerel Yönetim

Teknoloji

Yukarı Çık