Ana Sayfa » KÜLTÜR-SANAT » Niğde Altunhisar'a ait atasözlerini derledi

Niğde Altunhisar'a ait atasözlerini derledi

Bursa'nın Mudanya ilçesinde yaşayan Emekli Coğrafya Öğretmeni Hacı Emin Cengiz, memleketi Niğde'nin Altunhisar ilçesinin halk kültürünün bir parçası olan atasözleriyle ilgili kapsamlı bir araştırma yaptı. Buraya özgü 70'i aşkın atasözünü bir araya getirerek, ilgi çekici bir makale ortaya çıkardı. Cengiz, Altunhisar'a ait halk kültürünün diğer dalları ile ilgili çalışmalarının bundan sonra da devam edeceğini belirtiyor.

 
 
Niğde Altunhisar'a ait atasözlerini derledi

NİĞDE – ALTUNHİSAR İLÇESİNE AİT ÖZGÜN ATASÖZLERİ

Derleyen ve Yazan:

Hacı Emin CENGİZ

Emekli Coğrafya Öğretmeni

Halk Kültürü Araştırmacısı

Anadolu binlerce yıldan beri, çok değişik kültürlerin karışıp kaynaştığı bir coğrafyadır. O nedenle folkloru çok çeşitlilik gösterir. Özellikle Doğu, Orta ve Batı Anadolu'nun folkloru diğer bölgelerimize göre daha bir zenginlik taşır. Anlaşılan o ki; etnik grupların buralardaki etkisi daha fazladır. Örneğin: Niğde - Altunhisar ilçesi halk kültürü, Bursa - Mudanya çevresindekinden çok daha zenginlik gösterir.

Halk kültürü,bir toplumun binlerce yılda oluşturduğu kendine has bilgi birikimidir. Bunların arasında sözcükler, deyimler, atasözleri, maniler, ninniler, öyküler, masallar, ağıtlar, türküler, adetler, gelenekler ve görenekler gibi ögeler geniş yer tutar.

Bu tür bilgilerin yok olmaması için, bizzat halkın dilinden derlemeler yapılması gerekir. Yoksa değişen zamana göre bunlar da bir gün yok olur gider.

İşte biz de Anadolu kültürüne bir katkıda bulunmak amacıyla, kendi doğup büyüdüğüm yöre olan Niğde'nin Altunhisar ilçesine özgü bir yerel kültür araştırması yapmayı uygun bulduk. İlk olarak atasözlerini konu etmek istiyorum. Bunları derlerken; ninemdan, dedemden, babamdan, anamdan, komşularımızdan ve kasaba halkından duyup öğrendiğim, özellikle de sözlüklere, kitaplara girmemiş olanlara yer vermeye gayret ettik.

Örneğin; sözlüklere girmeyen burnuma 'konursu' geliyor gibi sözcükler de vardır. Yani bir yerlerden yanık kokusu geliyor demek isteniyor.

Bizim yörede; “Analık dürümü” deyimi çok bilinir. Bunda; üvey ananın bir şey yedirirken çocuklar arasında ayırım yaptığı vurgulanmaktadır. Çocuklara yufka ile dürüm yapıp verirken üvey evladına katığını çok az koymak anlamındadır bu deyim.

Bilindiği üzere; “Geçti Bor'un pazarı, sür eşeğini Niğde'ye.” Atasözü çok ünlüdür. İş işten geçti demek istenir.

Atasözleri; güzel özlü sözlerdir. Adeta bir ürünün elendikten sonra geriye kalan en değerli kısmı, özü gibidir. Uzun uzun anlatılması gereken bir konu, birkaç sözcükten oluşan bir tümce ile özetlenivermiştir. İnsanların, kısa yoldan meramlarını anlatmalarını sağlarlar. Anonimdirler. Ne zaman ve kimler tarafından söylendikleri belli değildir. Şimdi yöremize ait atasözlerinden bir demet sunalım siz değerli okurlarımıza.

            Atasözlerinden örnekler:

Aldı kendine bir araba, kimseye demez mer(h)aba.

Alırsın arabadan ham bostanı.

Altında kır at, tabakayı beri at.

Alma ağacının altında mı büyüdün?

Anandan önce ahıra girme.

Anasını arayan kuzu gibi ne dolaşırsın?

Ark altından bağ mı bağışlıyorsun?

Atın adımına değil adamına bak.

Atın önüne geçen it gibi hırlayıp durma.

Ben laf konuşuyorum, sen itin kuyruğundaki sinekleri sayıyorsun.

Bıçak, yeni gelinin süpürge tutması gibi kavranmaz.

Biber acıdır, olur mu şeker, herkes cinsine cinsine çeker.

Binmediği eşeğe torba takmaz.

Bir kemik bir it, ortalık süt liman, bir kemik iki it, ortalık toz duman.

Bir ite, bir de yattığı yere bak.

Bir koçtan bir post çıkar.

Bir kutu biberim var dünyadan haberim var.

Bulamadık kolayını, b.k ettik alayını.

Camızı samanlığa kadı yapmışlar, çoğunu kendine ayırmış.

Cami dururken mescide gitmek neyine?

Cam kırığı ile oynama kestirirsin, cahille etme sohbet küstürürsün.

Celep sevdiği deriyi yerden yere çalar.

Cin olmadan adam çarpmaya kalkma.

Çatacak kimse bulamazsa osuruğuyla dövüşür.

Çıkamayacağın duvara örülme.

Delinin bağırması çocuğun zırlaması bitmez.

Dirgeni yiyen porsuk bir daha harmana yanaşmaz.

Dut kurusuyla çocuk mu kandırıyorsun?

Duvar delik el yara düşünürüm kara kara.

Düğün evi diye ahıra yemek taşır.

Elleri iş işler gözleri kırık gözler.

Erbap nalbant huysuz eşekte belli olur.

Eşek çalışır at yer.

Eşeğinin haline bakmaz Hasan dağına oduna gider.

Eşeğe gerdan kır demişler zart diye koyvermiş.

Gümüş zurna senin neyine, al bir kaval hem çal hem oyna.

Hasan dayı geldi mart ayı, ne danayı kodu ne tayı.

Her deliğe parmak sokma, yılan da çıkar çıyan da.

Her hıyarım var diyene tuz mu yetişir?

Her üren ite taş atmaya kalksan, yerde taş kalmaz.

İnsan insandır olmasa da pulu, eşek eşektir sırmadan da olsa çulu.

İsteyiciye hıyar vermişler eğri diye beğenmemiş.

İti öldürene sürütürler.

İtin kar yemesi gibi her yeri karıştırma.

İt ölür ama daladığı da ölür.

İyilik yap da duvar deliğine sok, bir gün biri bulur.

Kargaya b.kun kimya demişler, o da gitmiş denize pislemiş.

Karısı inler kocası dinler.

Kıçınla dinleme laf konuşuyoruz burada.

Kız anadan öğrenir koyun sağmayı, oğlan babadan öğrenir oba gezmeyi.

Küstüğüm dağın odununu yakmam, darıldığım avradın topuğuna bakmam.

Mestine de yavrum mestine, bir de kuzu verdik üstüne.

Muhannetin suyu bulanık akar, köprüye varmadan başına kakar.

Muska yazdırdım atıma, tutarsa da şansıma tutmazsa da şansıma.

Ondan yumurta alsan sarısı olmaz.

Öksüzün eteğine kavurga koymuşlar, ç.küm yandı diye bağırmş.

Rahvan atın dışkısı seyrek düşer.

Sana taşla gelene sen aşla git.

Sinek pekmezciyi bilir.

Şekeri yut ağzını tut.

Tarlayı pıtırak insanı oturak bitirir.

Tanrı, dağına göre kar verir.

Tekeden süt sağılmaz.

Tezkeresiz yola giden geri gelir.

Turpun büyüğü torbada.

Turpu elle mi sökerler belle mi görürsün.

Uzunda hayır olsa kavakta hıyar biterdi.

Ürmesini bilmeyen it sürüye getirir kurt.

Yabanın gelini gibi ortalıkta dolanma.

Yatan aslandan gezen tilki yeğdir.

Yattığın yerden harman yeri tarif etme.

Yörük poşusundan fistan biçilmez.

Zılgıtı yiyince at tepmişe döndü.

 


İlgili Haberler
left
right
 
18 Haziran 2017 Pazar 11:33
 
 
(1 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Hüseyin Genç </p> <p>2017-06-24 13:33:54</p> <p>Özel ve güzel bir çalışma. Yöresel kültüre ve Türk diline değerli bir katkı. Şunlar gibi devamını dileriz. "Tezekten terazinin dirhemi boktan olur. Yaş tahta çivi tutmaz. İte atılan taş sahibini yaralar." </p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Röportajlar
Geri İleri
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Anket
Bursa'nın marka değeri sizce hangisi?
Uludağ
Yeşil Türbe
Ulu Cami
Muradiye Külliyesi
Cumalıkızık
Kaplıcalar
Emir Sultan
Karagöz ile Hacivat
Kapalıçarşı ve Hanlar
Bursaspor
 
 
 
 
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Haberler

Yerel Yönetim

Teknoloji

Yukarı Çık